Merhaba, ben Janberk Apiş.
Şantiyelerde çalışan bir işçiyim. Aynı zamanda Çerkes kimliğinin siyasal, felsefi ve tarihsel boyutları üzerine uzun zamandır düşünen, araştıran ve yazan biriyim. X (@apiscanberk) profilimde kendimi “İşçi, Çerkes, Aktivist” olarak tanımlıyorum. Bu üç kelime, hem günlük hayatımın gerçeğini hem de savunduğum duruşu ve sorumluluğu özetliyor.
Çalışmalarımın temelinde 1864 sürgünü ve soykırımı yatıyor. Bu büyük travmayı yalnızca geçmişte kalmış bir acı olarak değil, bugün de devam eden kültürel, zihinsel ve siyasal bir kırılma olarak ele alıyorum. Mağduriyet anlatısına hapsolmak yerine, bu tarihten yola çıkarak acıyı stratejik bir iradeye ve siyasal özneliğe dönüştürmenin önemini vurgulamaya çalışıyorum. Geçmişi anmanın yeterli olmadığını, onu bugünden aktif bir şekilde yeniden anlamlandırmak ve geleceğe güçlü bir biçimde taşımak gerektiğini düşünüyorum.
Xabze, düşünsel çalışmalarımın merkezinde yer alıyor. Onu geleneksel düğün figürleri ya da misafirperverlik kurallarından ibaret bir folklorik unsur olmaktan çıkarıp, yaşayan bir siyasal etik ve toplumsal anayasa olarak yorumlamaya gayret ediyorum. Xabze’nin onur (Nape), bilgelik (Thamade), adalet ve doğayla uyum gibi ilkelerinin, modern dünyanın yarattığı hukuki, ekonomik ve ekolojik boşluklara karşı anlamlı bir alternatif sunabileceğine inanıyorum.
Siyasal Abrek fikri üzerine de yoğunlaşıyorum. Tarihteki Abrek figüründen hareketle, günümüz Çerkes diasporasında görülen “misafirlik psikolojisi”, ithal ideolojilere bağımlılık ve duygusal romantizmden uzak, zihinsel bağımsızlığı ve stratejik aklı ön plana çıkaran bir duruşu ele alıyorum. Bu çerçevede kendi paradigmasını Xabze temelli bir bakışla kurma çabasını tartışıyorum.
Diaspora siyaseti ve örgütlenme modelleri konusunda ise oldukça eleştirel bir bakışa sahibim. Mevcut dernekçilik pratiklerinin büyük kısmının reaksiyoner lobicilik ve hiyerarşik yapılar içinde sıkıştığını, halktan kopuk kaldığını ve asimilasyonu yavaşlatmak yerine bazen meşrulaştırdığını düşünüyorum. Kurumlarımızın zamanla düşünce üretim merkezlerine, dilimizin dijital ekosistemlere ve ekonomimizin bağımsız güç odaklarına evrilmesi gerektiğini savunuyorum. Bizim bu coğrafyanın ve tarihin misafiri değil, asli özneleri olduğumuzu hatırlatmak gerektiğini düşünüyorum.
apiscanberk.blogspot.com üzerinden yazılarımı paylaşıyorum. Burada Çerkes kimliğinin siyasal ve felsefi yönlerini, diaspora siyasetinin yapısal sorunlarını, Xabze’nin çağdaş yorumlarını, 1864 travmasının günümüze yansımalarını, zihinsel bağımsızlık ihtiyacını, tarihsel hafıza ile stratejik irade inşasını ve Çerkesya’nın yeniden inşası fikrini derinlemesine ele almaya çalışıyorum.
Yayınlanmış kitaplarım:
- Geleceği Örgütlemek – Çerkeslere Notlar
- Kurulan, Dağılan, Yeniden İnşa Edilen: Çerkesya (Favori Yayınları, 2025)
Kısacası, şantiyede çalışırken bir yandan da Çerkesya’nın hem zihinsel hem de siyasal olarak yeniden inşası için kafa yoruyorum. Ne sadece acıya dayalı bir kimlik anlayışına ne de dışarıdan alınmış hazır ideolojik kalıplara sığınmadan, kendi tarihsel köklerimizden beslenen, gerçekçi ve stratejik bir yol arayışındayım.
Çerkesya’yı yeniden inşa etmek için… Janberk Apiş